Hayata Katıl Ancak Kendini Katma

Hayata Katıl Ancak Kendini Katma

Bütün bu kainatların geri planında bizi gözetleyen izleyen bir yaratıcı ve onun kurduğu trilyonlarca sistemi işleten bir o kadar varlıklar vardır.  Bizi yaratan yüce Allah (c.c) biz insanların ruhlarının kemale ermesini diler.  Tüm bu hayatın ve içindeki oyunların ana fikri; ruhun Allah’a geri dönüş biletini hak etmek için gerçeği araması, çalışması çabalamasıdır. Üstelik verilen süre kısıtlıdır. Bütün kitaplar nebiler resuller peygamberler hep buna işaret eder. Fakat önümüzde birçok engel vardır. Dünya hayatı birçoğumuzun ayağını kaydırmak üzere son derece şatafatlı gösterişli süslemelerle doldurulmuştur. Albenisi çok yüksek olan milyonlarca meta, bizim, bize ait olmayan arzulama güdümüzü tetikliyor. Dünyanın sunduğu bunca şeyin çekiciliği, bizi dış dünya ile bağlanmak gibi bir tehlikeye itiyor. Bu nedenle Dünya hayatına ve içindekilere varlığımızı çok fazla katıyoruz. Dünyevi arzularımız gerçekleşmediğinde çok acı çekiyoruz. Hayatın kendisine daha çok dalınca, acımız daha da artıyor. Daldıkça daha çok acı çekiyoruz, daha çok acı çektikçe daha çok dalıyoruz. Bir nevi bataklığa girmiş gibi oluyoruz.

 

Acımızı azaltmanın yolu nedir?

 

Mademki hayata “tüm varlığımızı” katıyoruz ve acı çekiyoruz, o halde hayata katılıp kendimizi katmayalım. Yani bir film oyuncusu gibi davranalım. Hayatın kendisi bir oyun alanıdır. Bizler de oyuncuyuz. Hayat bizim için, içinden gelip geçeceğimiz, rolümüzü oynayabileceğimiz bir oyundur. Ama fark etmediğimiz şey, büründüğümüz rolün bize yapışıp kalmasıdır. Yahut bu rolü gereğinden fazla içselleştiriyor olmamızdır. Bu kısır döngü ve yanılgıdan kurtulmak için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Hayata olan bakış açımızı ve ona karşı tutumumuzu kökünden değiştirmemiz gerekiyor.

O halde hayata katılalım ama kendimizi katmayalım. Bunu başarmak ilk etapta çok zordur. Ancak uygulamalar yapmaya devam ettikçe bu yetenek kazanılabilir. Arzularımızı ve tutkularımızı tamamen yok etmemiz, Budha’nın dediği kadar kolay değil. Neticede harcanacak bir hayat enerjimiz var ve bu enerjinin bir şekilde tüketilmesi gerekir. İnsan da bu enerjisini bedenin arzularını yerine getirmek için kullanmaya adamıştır. Bu nedenle, dünyevi arzuları tamamen yok etme gücümüz şimdilik yoktur. Bu arzular tamamen tatmin edildiklerinde- ki bu çok zordur- işte o zaman yeni bir arayış başlayacaktır. Bu arayış  tam anlamı ile kendini arayış olacaktır. Ama sorun şu ki; tüm dünyevi arzularımızı gerçekleştirecek zamanımız ve imkanlarımız olmayabilir. Bunları gerçekleştirmeden ve onları aç bırakarak daha ulvi arzulara yönelebilir miyiz? Bütün mesele budur. Bu kestirme yolu kullanarak başarıya ulaşanlar vardır. Bu bilgeler birer emsal teşkil eder. Bunların yolunu izleyerek birçok insan kısa yoldan dünyevi arzuların köküne inip onları kurutmayı başarmıştır ve kalan enerjilerini esas amaca yöneltmişlerdir. Kendini bulmaya… Bazıları ise arzuların büyük çoğunluğunu tatmin ettikten sonra bunların içi boş olduklarını iyice görmüş ve fark etmiştir. Daha sonra kendini arayışa çıkmıştır.

 

Hayatı İzlemeyi Öğrenmek

 

Hayatı izlemeyi öğrenmek bilgelik yolunda ilerlemenizi sağlayacaktır. Hayatı izlemek demek, insanın kendi bedeninden ve fiziksel dünyadan tamamen soyutlanarak olayları dışarıdan izleme becerisi kazanmaktır. Bunu başarmak için bazı şeylerin farkındalığının kazanılması gerekiyor. Bir olay gerçekleştiğinde, o olaydan sıyrılarak dışarıdan izleme becerisi kazanmak çok eğlenceli bir yoldur. Daha az acı çekmenize yardım eder. Hele bir de olayı değiştirmek gibi bir gücünüz yoksa, bu yol en kolay acıdan sıyrılma yoludur. Fakat bu bir kaçış yolu değildir. Kendini kandırma yolu da değildir. Açı ve pozisyon değiştirerek farklı şeyler görmektir. Bu yol siz değerli okuyuculara bir çeşit kendini kandırma yöntemi olarak gelebilir ancak, bir olay meydana geldiğinde, bu olaya karşı göstereceğiniz tutumunuz değiştirici bir etki göstermiyorsa, yırtınmanın size bir şey kazandırmayacağını bilmek gerekiyor. Üstelik sadece ezbere bilmek değil, bizzat yaşayarak bilmek gerekiyor. Bunu bilmek başka bir şeydir, hayatına uygulamak başka bir şeydir. Küçük uygulamalar yaparak bilgeliğe giden yolda ilerlerken hayatınızda sizi çok etkileyen küçük şeylere yeniden odaklanın ve onlara varlığınızın özünü katmamaya çalışın. Oyunun içinden çıkarak; oyunu dışarıdan izleme becerisi kazanın.

 

Farkındalık Denemeleri

 

Hayata izleyici olarak bakabilme becerisi kazanmak için farkındalık geliştirilmelidir. Bunun için de hayatı izleme denemeleri yapmak gerekiyor. Her şey iç aleme yönelmekte bitiyor. “Yahu herkes iç alem iç alem deyip duruyor. Nerededir bu iç alem? Ben karanlıktan başka bir şey görmüyorum!” diyebilirsiniz. Haklısınız! İç aleme yönel demek kolay. Ama bunu nasıl yapacağız?  İşte bu kitapta basit yöntemlerle kıvılcımlar çakarak ve kıvılcımların verdiği kısa süreli ışıktan faydalanarak ilerlemeye çalışacağız. Yol uzun ve karanlık. Emin adımlarla ilerlememiz gerekiyor. Eğer bilge olma yolunda ilerlemek istiyorsanız okumaya devam edin. Kitabı bir heves olarak okuyorsanız size hiçbir faydası olmayacaktır. Eğer içinizdeki güç, ortaya çıkmaya karar vermişse, bu kitabı okumak size bir şeyler katabilir.

 

 

“Bilge Olmak İstiyorum” isimli Kitabımdan…

The following two tabs change content below.

Enerji Mühendisliği

Güncel Teknoloji haberleri, enerji haberleri, bilim ve teknik kişisel bloğu...

Latest posts by Enerji Mühendisliği (see all)

Enerji Mühendisliği

Güncel Teknoloji haberleri, enerji haberleri, bilim ve teknik kişisel bloğu...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.